KADIN RESSAM, ARTEMISIA GENTILESCHI

Bir kadın sanatçı olarak bulunduğu zor dönemin algısını yıkmaya çalışan Artemisia Gentileschi, ömrü boyunca sanatıyla kendini ve ailesini geçindirmeyi başarmış bir ressamdır.

1593’te Roma’da doğmuş ve ilk sanat eğitimini Caravaggio çizgisinde barok bir ressam olan babası Orazio tarafından alır. O yıllarda sanat okullarına kız öğrenci alınmadığından, Artemisia'nın görebildiği tek sanat eğitimi bu olur. Başka konularda da öğrenim görmemiş, hatta okuma ve yazmayı bile daha sonra öğrenir. Annesini küçük yaşta kaybettiğinden babası kendisini aşırı baskı altında tutar, evlenip bu baskılardan kurtulma çabalarını da engeller.Henüz 19 yaşındayken babasının kendisine perspektif konusunda ders vermesi için tuttuğu çalışma arkadaşı Floransalı manzara ressamı Agostino Tassi'nin tecavüzüne uğrar. Babası durumu farkedip mahkemeye verdiyse de sonuç beklenildiği gibi olmamış, Agostino Tassi'ni bir kaç aylık bir ceza ve Roma’ dan uzaklaştırma kararı verilir.

Tecavüze uğramış bir kadın olarak artık Roma’da yaşaması mümkün değildir ve olaydan bir süre sonra Floransalı ressam Pietro Antonio Stiattesi ile evlenerek Floransa’ya yerleşir.

Floransa’ya yerleşmesi sanatı açısından büyük gelişmeler gösterir.Babasının eksik bıraktığı eğitimini tamamlayıp, okuma yazma öğrenir ve şehrin sanat ortamında teknik açıdan da kendini geliştirir. Medici ailesinin desteğiyle dönemin zengin ve soylu ailerinden sparişler alır. 1616'da Accademia del Disegno (Tasarım Akademisi)'ne ilk kadın üye olarak kabul edilir.

Bir yandan kendini geliştirmeye, öğrenmeye çabalarken, aynı zamanda erkek egemen bir dönemde, kadın ressam kimliğiyle natürmort yerine, kendinden emin güçlü kadınları resmeder. Yirmili yaşlarda yaşadığı trajik olaylar nedeniyle Gentileschi, çalışmalarında şiddet sahnelerine sıkça yer verir ve yaşadığı acıları, duyguları resimlerine konu olur adeta. Holefernes’in kafasını kesen Judith adlı çalışmasında ne kadar Caravggio’nun aynı konulu çalışmasından etkilendiği söylenilse de kompozisyona baktığımız da çok daha farklı bir sahne karşımıza çıkar.

“Judith ve Holofernes” İncil’de geçen bir temadır. Bethulia şehri Asur ordusu tarafından kuşatılır. Bu şehirde yaşayan güzel ve zengin bir dul olan Judith, yanına hizmetçisi Abra’yı da alarak düşman karargâhına girer ve kışkırtıcı kıyafet ve tavırlarıyla komutan Holofernes’in dikkatini çekmeyi başarır. Holofernes, o gece kadını baştan çıkarmak amacıyla bir ziyafet düzenler ve sonunda içkiden sızıp kalınca, judith adamın kılıcını alarak başını gövdesinden ayırır ve kesik başı alıp şehre geri döner. Ertesi sabah, Asur askerleri generallerinin öldüğünü görünce kuşatmayı kaldırıp çekilirler; böylece şehir kurtulmuş olur ve Judith de kahraman ilan edilir.

Holefernes’in kafasını kesen Judith 1614-1620 yılları arasında tamamlanır. bu resimde Judith yerine kendini koyarken, Tassi’yi de Holofernes olarak resmeder. Yapıtta Judith elbisesinin kollarını sıvamış ve bir eliyle bıçağı tutup Holofernes’in boğazını keserken, öbür eliyle erkeğin yüzünü yana bastırarak hareket etmesini önler. Yanındaki genç hizmetçi ise sıradan bir ev işi yapar edasıyla hanımına yardım ederken, adamın kollarından bastırıp cinayete dahil olur. İki kadının bu başarısı bir meydan okuma, kazanış olarak bilinirken  kadın mücadelesinin resmi olarak da tarihe geçer.

Artemisia Gentileschi ‘nin bugün bilinen 34 adet tablosu bulunmaktadır.

Sanat Tarihi’nde ismi pek anılmayan sanatçının yaptığı çalışmalarda kadınları güçlü, cesur göstererek feminist sanatçılar kervanına katılmış ve dönemin algısına tepkisini çalışmalarıyla ortaya koymuştur. Resim tarihine adı geçmiş az sayıdaki kadın sanatçılardan biridir.

Okunma 2568 defa